12 Haziran 2017 by
Ağzınıza Layık Karpuzu Seçmek İçin 6 Tüyo.. Sıcak yaz günlerinde sulu ve tatlı bir karpuzdan iyisi yoktur. Ancak karpuz seçmek hiç de kolay olmuyor. Birçok kişi karpuzun dıştan bakılarak içinin anlaşılamayacağını düşünse de az sonra okuyacağınız ipuçları sayesinde hem sulu hem de tatlı karpuzu kolayca tespit edebileceksiniz. İşte bir çiftçinin sizler için paylaştığı iyi karpuz anlama yöntemleri: 1- Beyaz bölgelere bakın. Hemen hemen her karpuzda büyük ve beyaz bir bölge vardır. Buralar aslında karpuzun toprak üstünde beklediği yerlerdir. Birçok renkte olabilir. Sarı renge çalanları tercih edin. 2- Erkek mi dişi mi? Karpuzların da cinsiyetleri olduğunu biliyor muydunuz? Uzun ve oval karpuzlar ‘erkek’, yuvarlak olanlar ise ‘dişi’ olarak biliniyor. ‘Erkek’ karpuzlar sulu olurken, ‘dişi’ karpuzlar daha tatlı oluyor. 3- Boyutu Büyükse daha iyidir diye düşünüyorsunuz muhtemelen. Ancak konu karpuzlar olunca öyle değil. Karpuzu kaldırdığınızda ağır olmalı. Yoksa içinin geçmiş olduğunu söyleyebiliriz. 4- Sapına Bakın. Karpuzun sapına bakarak olgunlaşıp olgunlaşmadığını anlayabiliriz. Eğer sapı kuruysa karpuz olgundur ve alınabilir. Ancak sapı kuru değilse o karpuzu kesinlikle almayın. Muhtemelen erken hasat ürünüdür. 5- Çatlaklara Dikkat Edin. Karpuzun çatlak kısımları örümcek ağına benzer. Eğer örümcek ağına benzer şekilde çatlakları olan bir karpuz gördüyseniz onu hemen alın. Yine karpuzdaki minik noktalar da iyi olduğunu gösterir. Çünkü arılar buraya mutlaka uğramıştır. 6- Karpuza Vurun. Herhalde karpuz seçerken karpuza hafifçe vurma tüyosunu bilmeyen yoktur. Eğer karpuz iyiyse tok bir ses çıkar. İyi değilse ses çıkmaz.

12 Haziran 2017 by
Manisa’da kendi topladığı otlarla insanlara şifa dağıtan Lütfü Acet, kanseri tedavi eden bir bitkinin bulunduğunu belirterek bitkinin kanseri 20 günde yendiğini söyledi. Kendisi de ölüm noktasındayken kanseri yenen Acet, 30 yıldır bu bitki vesilesiyle insanlara şifa dağıtıyor. Acet'in bu bitkinin adını bilmediğini ifade etmesi nedeniyle bitkinin adını sizin için araştırdık ve bulduğumuz bilgileri sizinle paylaşıyoruz.  KANSER OTUNUN ADI NEDİR? Bitkinin adının çoban çırası ve pelin otu olduğu iddiası olsa da yapışkan andız otu daha kuvvetli bir iddiadır. Bu bilgi kesin olmamakla birlikte kanser otunun resimlerinden de anlaşıldığı kadarıyla yapışkan andız otu daha yakın olduğu görülmektedir. Yapışkan andız otu hakkında yapılan araştırmalarda kansere iyi geldiği de belirtilmektedir. Bu konuda uzman kişilerin ise açıklama yapmasını merakla bekliyoruz.  İşte kanser otu olduğu iddia edilen Bitki Bu da yapışkan andız (İnula viscosa) otunun çiçek açmış hali: KANSER OTU NEREDEN TEMİN EDİLİR? Manisa’nın Akhisar İlçesinde Seyit Ahmet Türbesine gönül vermiş ve bu türbeyi yaşatmaya kendini adamış 70-80'li yaşlardaki Lütfü Acet, Manisa Akhisar'da Seyit Ahmet köyünde keşfetmiş. Bu köye gitmeniz durumunda bitkiyi kolayca bulabilir ve nasıl kullanabileceğinizi öğrenmiş olursunuz. Fakat bitkinin sadece Manisa'da değil aynı zamanda Akdeniz-Ege sahil şeridinde 800-900 metre rakımda yetiştiği de iddia ediliyor. Yapışkan andız otunun ise Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetiştiği biliniyor. İsimle beraber görseline de özellikle dikkat etmenizi doğru bitkiye ulaşmanız açısından tavsiye ederiz. KANSER OTU NASIL KEŞFEDİLDİ? Bundan 30-40 yıl önce Manisa'da yaşayan bir kadın meme kanseri nedeni ile tedavisini Ankara’da görmekteymiş. Manisa'dan Ankara’ya tedavi için gidip gelmekte ama faydasız bir yolculuk. Bir gün bu kadın evinden bahçesine çalışmaya giderken hastalığın verdiği etki ile iyice yorgun düşer ve yolun kenarına dinlenmek için oturur. Yolda yaşlı bir amcanın kendisine doğru geldiğini farkeder, amca gayri ihtiyari bir şekilde kadına sorar, "Kızım sen neden köyün dışında yolun kenarında oturuyorsun" diye sorar. Kadın ise hastalığını anlatır ve dermanın kalmadığını bu sebepten oturduğunu söyler. Yaşlı amca o zaman "Şu önündeki otu görüyormusun;? İşte o otu topla kaynat kaynat iç. İnşallah derdine derman ve şifa bulursun" der ve kaybolur. Kadın yaşlı amcanın söylediklerini yapar ve kısa sürede kanserden tamamen kurtulur. Bu hikayeyi öğrenen ve gırtlak kanseri tedavisi gören Lütfü Acet amca da bu tedavi yöntemini dener ve şifa görürür. Otun kansere olan faydasını gördükten sonra tüm insanlığa faydalı olmak ister. KANSER OTUNUN ÖZELLİKLERİ Bitkiyi kolayca tespit etmeniz açısından özelliklerine de değinmek istiyoruz. Bu bitkinin oldukça yapışkan ve oldukça ağır bir kokusu var. Yapışkan olması nedeniyle yapışkan andız otu olduğu düşünülmektedir. Bu ot ilkbahar aylarında çıkmaya başlar, Ağustos ayında çiçek açmaya başlar. Siz bu otu Ağustos ayının sonuna kalmadan yani çiçek açmadan toplamanız ya da temin etmeniz gerekir. Özellikle bu otu kendiniz bulur ve toplarsanız yapışkan olmasından dolayı tüm pislikleri üzerinde toplayacağını ve otu kullanırken zehirlenme ihtimaline karşı dağlık, insanların uzak olduğu eksoz dumanlarının değmediği yerlerden toplamınızı öneririz. KANSER OTU NASIL KULLANILIR? 1 litre suyu kaynattıktan sonra 2-3 orta boy otun dalından elinizle bölerek kaynayan suyun içine atıp 12 dakika (10-15 dakika) kaynatın. Kaynattıktan sonra cam bir sürahiye doldurun. Elde ettiğimiz 1 litre suyu uyandıktan sonra  tekrar yatağınıza gidinceye tüketin. 21 gün bu işleme devam edilip hastalığınızın durumunu tekrar kontrol ettirin. Büyük ölçüde değişme olması gerektiği söyleniyor. İnsan zaten kendinde bu durumu hisseder. Daha da emin olmak isterseniz tekrar doktor kontrollerinden geçerek durumu teyit edebilirsiniz. KANSER OTUNU NASIL SAKLANMALI? Yeşil olarak temin ettiğiniz kanser otunu güneş görmeyen bir yerde ya da odada sererek kurutmalısınız. Daha sonra demetler haline getirip yine güneş görmeyen çürümeyecek bir yerde muhafaza edebilirsiniz. HANGİ TÜR KANSERE İYİ GELİYOR? Şuan için tespit edilen kanser türleri; gırtlak, ağız, meme kanseridir. Diğer tüm kanser çeşitlerine de iyi geldiği söyleniyor. DİKKAT! Lütfen bu bilgiler ışığında, bu otun faydaları konusunda yorumlarla bilgi paylaşımı yapınız. Ve bilgilerinizi paylaşmaktan kaçınmayınız. Bitki ile ilgili kesin bilgisi olan okuyucularımız yorumlarda bilgisini paylaşarak faydalı olabilirler.  ÖNEMLİ UYARI: Otu kullanıp yan bir etkisini gördüğünüz anda bir doktora başvurmayı unutmayın. Gebe iseniz kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurunuz. Bu bilgiler tecrübeye dayalı bilgiler olup tıbbi kaynaklardan da yararlanılmıştır. Fakat kesin çözüm olduğu söylenemez. Şifa Allah'tandır. 

12 Haziran 2017 by
KARANFİL  - Ağız kokusunu giderir.  - Gaz ve balgam söktürür.  - Ateşi düşürür.  - Antiseptiktir, mikropları öldürür.   - Hazmı kolaylaştırır. TARÇIN   - Kan şekerini düzenler.  - Vücut direncini arttırır.  - Tatlı isteğini bastırır.  - Adet ağrılarına iyi gelir. KARABİBER   - Zindelik verir.  - Hazmı kolaylaştırır.  - Cİnsel gücü arttırır. SAFRAN   - Ateşi düşürür.  - Sinir sistemine iyi gelir.  - Öksürüğü keser.  - Adet gecikmelerine iyi gelir. PUL BİBER   - Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.  - Metabolizmayı ateşler.  - Hastalıklara karşı korur. ZENCEFİL   - Zindelik verir.  - Hafızayı kuvvetlendirir.  - Vücut direncini arttırır. ZERDEÇAL   - Soğuk algınlığına iyi gelir.  - Gaz ve idrar sökücüdür.  - Solunum yollarına iyi gelir. KİMYON      - Anne sütünü arttırır.  - İştah açıcıdır.  - Mide krampları ve şişkinliğine iyi gelir. NANE   - Mide bulantısına iyi gelir.  - Ağız kokusunu giderir.  - Anne sütünü arttırır.  - Hazmı kolaylaştırır. KEKİK   - İdrar söktürücüdür.  - Kekik çayı öksürüğe iyi gelir.

12 Haziran 2017 by
Çörek otunun insan sağlığına faydalarını bu yazıya sığdırabilirmiyim yada bunu başaran bir makale var mı bilemiyorum. Çünkü bu konuyla alakalı taradığımız bütün kaynaklarda karşımıza çıkan bilgiler eşsiz, önemli ve çok değerli. US National Library of Medicine National Institutes of Health (Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi) çörek otuyla alakalı 1964-2014 yılları arasında dünya çapında yapılan tam 625 bilisel araştırma sonuçlarını resmi web sitelerinde yayınlamışlardır ve bilimsel çalışmanın inanılmaz sonuçları var. Dünya çapında bütün labaratuvar çalışmaları, çörek otunun insan sağlığına faydalarını ortaya çıkarmak ve hastalıkların tedavisinde nasıl kullanılacağını belirmek için yapılmaktadır ve bu çalışmalar yardımıyla önemli sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırma sonuçlarını okuduğunuzda sizler bile okuduklarınıza inanamayacaksınız. Astım: 2010 yılında yapılan bir dizi labaratuvar çalışması sonucunda çörek otunun astım hastalığına yönelik olumlu etkilerinin olduğu kanıtlandı ve bu araştırma sonucu Phytomedicine dergisinde yayınlandı. Bilim adamları tarafından yapılan diğer araştırmalar çörek otu yağının ihtiva ettiği anti enflamatuar özelliğin solunum yolu adalelerini genişlettiği tespit edilmiştir, diğer bir ifade ile astım tedavisine yardımcı olmaktadır. Astım atakları olduğu zaman bir fincan kahve ile karıştırılarak sabah ve akşam içilir. 2 gün bunu yapınca astım yatağınızı geçiştirir. Çörek otu yağı astım tedavisinde kullanılır: Çörek otu yağını göğüs ve sırt kısmına uygulayın veya kaynar suya bir tatlı kaşığı çörek otu yağı karıştırın günde iki kere buharını soluyun. Çörek otunun kapsül halinde sabah ve akşam 2 kere yemekten 1 veya 2 saat önce alın eğer, mide de ülser var ise yemekten 2 saat sonra alın. Yüksek Tansiyon: Fundamentals of Clinical Pharmacology (Klinik Farmakolojisi’nin Temelleri) adlı dergide yayınlanan labaratuvar araştırmaları sonucu göstermektedir ki, çörek otu yüksek tansiyonu düşürme noktasında önemli bir fonksiyon üstlenmektedir. Yüksek tansiyon sorunu yaşayanlar 0.6 mg miktarda çörek otu alarak tansiyonlarının düşmesini sağlayabilir bu aynı zamanda idrarın sökülmesine yardımcı olur.  Boğaz Ağrısı: Çörek otu bademcik ve boğaz iltihaplarına da iyi gelmektedir.  Radyasyon Hasarı: Çörek otunun içerdiği thymoquinone bileşeninin radyasyon yüzünden hasar gören beyin dokularını koruduğu kısa bir süre önce yapılan bilimsel deneylerle ortaya konulmuştur. Araştırmacılar elde ettikleri sonuçlara dayanarak radyasyona bağlı nitrozatif strese karşı çörek otu ‘‘açık bir  koruma sağlamaktadır’’ açıklamasını yapmışlardır.  Morfin Bağımlılığı ve Toksisite Önleme: Ancient Science of Life derginde yayınlanan araştırma sonuçlarında çörek otunun morfin zehirlenmesini ve bağımlılık endeksiyonunu azalttığı ortaya konulmuştur. Bazı araştırmacılar , madde bağımlığına derman olabileceğini idda etmekteler. Kimyasal Silahlara Karşı Korunma: İran İslam Cumhuriyeti, Meşhed Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bilimsel araştırmaların sonucu inanılmaz bir gerçeği ortaya koymuştur. US National Library of Medicine National Institutes of Health (Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi) resmi web sitesinde de yayınlanan araştırma sonuçları, kimyasal saldırıya maruz kalanların hırıltı dahil, karşılaştırılırdı semptomları azaltıcı hatta tedavi edici etkileri bulundu.  Sedef Hastalığı: Sedef inflamasyona, topikal olarak uygulanması durumunda, çörek otu, epidermal kalınlığı arttırmayı ve patlamaları yatıştırmayı başardığı bilimsel olarak kanıtlandı.  Parkinson Hastalığı : Neuroscience Letters’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, thymoquinon özünün parkinsona bağlı toksisite nöronlarını koruduğu gözlemlenmiştir.   Karaciğer Hastalığı: Halk tarafından çörek otunun karaciğeri bazı zehirlenme türlerinden koruduğu bilinmektedir. Bu konuyla alakalı olarak yapılan bilimsel araştırmalar bu bilginin doğru olduğunu ispatlamıştır. Yapılan araştırmalar, çörek otunun karaciğer üzerine karbon tetrachloridin zehirli etkisini azalttığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte çörek otunun karaciğer kanserinden korunmak için etkili bir yöntem olduğu anlaşılmıştır.  Kolon Kanseri: 2003 yılında Nutr Cancer dergisinde yayınlanan, Mısır Tanta Üniversitesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre, fareler üzerinde uygulanan deneylerin sonucunda çörek otunun kolon kanserinin oluşmasını güçlü şekilde engellediği ortaya çıkarılmıştır.  Meme Kanseri: Birleşik Devletler Mississipi Üniversitesi’nde yapılan deneyler sonucunda meme kanserine neden olan kanser hücreleri yavaşlatmada başarılı olduğu ortaya konmuştur. Şeker Hastalığı: Tohoku J Exp Med Dergisinde yayınlanan labaratuvar çalışmaları sonucuna göre, Türkiye 100. Yıl Üniversitesi’nde, araştırmacılar tarafından fareler üzerinde yapılan deneyler sonucu çörek otu yağının kan şekerini düşürme noktasında önemli rol aldığı ortaya konulmuştur. Aynı deney daha sonraki yıllarda Yeni Zelenda’da tavşanlar üzerinde yapılmış ve aynı sonuç alınmış, bununla birlikte damar sertliğinin ortadan kaldırılması noktasında da önemli faktör olabileceği ispatlanmıştır. Alerjik Hastalıklar: Almanya’da yapılan çalışmada alerjik astım ve egzama hastası olan 152 kişiye her gün 40-80 mg çörek otu yağı içeren kapsüller verilerek tedavi edilmişlerdir. Hafıza Kuvvetlendirir:  Bir bardak içerisinde naneye 8-10 damla çörek otu yapı  damlatılır günde iki defa içilir. Hormon Dengesini Sağlar:  Bir ay boyunca, öğütülmüş çörek otu 10-20 mg arı sütü ve 30-35 gram bal karıştırılarak ağızda eritilmek suretiyle yutulur. Böbrek Safrataşı Eritme: Kahve fincanına öğütülmüş çörek otu ve yine bir  bir kahve fincanı doğal bal karıştırılır ve 3 baş sarımsak bu karışıma ilave edilir ve 7 gün boyunca günde 3 defa 50-100 gram limon suyu ile birlikte tüketilir. Çörek Otunun Kullanımı ve Dozu Yukarıda belirttiğimiz gibi, çörek otunun kullanımı ve dozunun ayarlanması, ne zaman ve nasıl kullanılması gerektiğinin çok önemli olduğunu yazmıştık.  Bu uyarıyla birlikte hamile kadınların kesinlikle kullanmaması gerektiğini tekrar hatırlatalım. Çörek Otu Tohumun Kullanımı: Günde 2 gram, yada 1 tatlı kaşığı şeklinde tüketilebilir.

12 Haziran 2017 by
Halk arasında 'ağlayan çiçek' olarak da bilinen 'Difenbahya' çiçeğine dikkat! Evlerin başköşesini süsleyen bu çiçek çocuklarda zehirlenmeye hatta ölüme yol açıyor. TEHLİKE SAÇIYOR Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. S. Ümit Sarıcısı ve ekibi tarafından yapılan araştırmaya göre, difenbahyanın elle ovulması ve koklanması bile çocuklara zarar veriyor. Difenbahyaya bağlı zehirlenmelerde; yaprakların elle ovulması, koparılması ve çiğnenmesi sonucu el, dil ve dudaklarda şişme, yanma, ağrı meydana gelebileceği gibi havayolu tıkanıklığı, solunum yetmezliği gibi ciddi bulgular da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenlerle ebeveynlerin çocuklarımızın yaşam alanında sıklıkla bulunan Difenbahya'ya mesafeli yaklaşması gerekiyor. DİFENBAHYA ÇİÇEĞİ İri yaprakları ve kalın gövdesi ile vazgeçilmez bir salon çiçeği olan Difenbahya bakımı son derece kolay ve çabuk büyüyen bir bitkidir. Bulunduğu ortama ayak uyduran Difenbahya çiçeği her yerde kolayca büyüyebilir. Hızlı büyür, kısa zamanda çok fazla yaprak çıkartır. Yapraklarının güzelliği için büyütülen bu çiçek Araceae familyasındandır. 200 kadar türü olduğu varsayılsa da bilimsel olarak bilinen türü 56 tanedir. Evde difenbahya yetiştirmek istiyorsanız bitkinin bulunduğu ortamın sürekli havadar ve esintili olmasına dikkat edin. Esintili ortamı çok seven difenbahya güneş almasa bile bulunduğu ortamın aydınlık olmasını ister.

12 Haziran 2017 by
Sadece prenses masallarında hayalindeki erkeği bulan başrolün yaptığı bir şey değil bu. Bunu hepimiz yapıyoruz. Hatta öpüşürken gözlerini kapamayanların “daha az sevdiğini” düşünüyoruz. Peki, neden gözlerimizi kapatıyoruz? Bunun cevabını İngiltere’de yer alan University of London akademisyenleri verdi.   Görme ve dokunma hislerinin gelişimi üzerine yapılan yeni bir araştırma, öpüşme sırasında gözlerin kapanmasının, beynin eldeki işlevlere odaklanmayı artırdığını ortaya çıkardı. Uzmanlar, görme duyusunun devreye girdiği noktada beynin yalnızca buna odaklandığını, diğer duyuların kenara atıldığını belirterek, “İşte bu yüzden gözlerimiz kapalı öpüşüyoruz. Çünkü karşımızdakini daha fazla hissetmek istiyoruz” dedi. Yapılan araştırmalarda, gözler daha fazla çalıştığında, dokunma duyusuna verilen tepkilerin daha düşük seviyede olduğu ortaya çıkarıldı. İnsanların partnerleriyle iletişim kurmak için görmek yerine dokunma duyusunu ön plana çıkarmak istedikleri belirlendi. Yalnızca öpüşme değil, dans etme, seks gibi aktivitelerde de dokunma duyusuna odaklanma isteği, görme duyusunu dışarıda bırakmak için yeterli. Bu sayede yazının başındaki “beni sevmiyor musun?” sorusu artık hepimiz için daha anlamlı olacak.

12 Haziran 2017 by
Sevişmenin vücuda ve zihne iyi geldiğini biliyoruz ama bazı hastalıklara da iyi geldiğini biliyor musunuz? Sevişerek üstesinden gelebileceğiniz 10 hastalığı sizin için listeledik. Bakalım listeyi okuyunca siz de bizim kadar şaşıracak mısınız?   1. Kalp sağlığı   Düzenli olarak seks yapmak kalp sağlığını korur ve kalp krizi riskini azaltır.   2. Baş ağrısı   Baş ağrılarından kurtulmak için daha çok seks yapın. Sevişme sırasında vücut oksitosin salgılar, bu da vücudu ve beyni rahatlatan endorfin salgısını arttırır.   3. Depresyon   Sevişmek öz güveni arttırır ve doğal bir antidepresandır.   4. Uykusuzluk   Sevişmek vücudu ve beyni rahatlatarak stres seviyesini azaltır böylece daha iyi uyumanızı sağlar, uykusuzluğu engeller.   5. İdrar tutamama   Düzenli sevişmek pelvisi güçlendirdiği için idrar tutamama sorununu önler.   6. Nezle Sevişme sırasında vücudumuz antikor ürettiği için nezle ve soğuk algınlığından korunuruz. 7. Kas tutulmaları Sevişmek vücudu gevşettiği için kas ve eklem tutulmalarına iyi gelir. 8. Cilt sorunları Sevişmek toksinleri atmamıza yardımcı olduğu için cildi parlatır ve daha pürüzsüz yapar. 9. Prostat Sevişmek prostat kanseri riskini ve tümör oluşumunu azaltır. 10. Meme kanseri Sevişme sırasında üretilen oksitosinler meme kanseri riskini azaltır. Atalarımız boşuna dememiş "Savaşma seviş" diye :)

12 Haziran 2017 by
Epimedium (epimedyum) nedir? Uzakdoğu'da yetişen bir bitki olan epimedyum, afrodizyak etkisi olduğuna inanıldığından iktidarsızlık, erken boşalma, orgazm olamama gibi pek çok cinsel sorunun tedavisinde kullanılmış olan bir şifalı bitkidir. Ülkemizde 'azgın teke otu' olarak da bilinir.     Epimedyumun hikayesi Hikayeye göre bundan yüzyıllar önce Çin’de soylu bir ailenin soyu tükenmek üzeredir. Oğullarında iktidarsızlık sorunu olduğunu anlayan aile çalmadık kapı bırakmaz ama çare bulamazlar. Bir gün kapılarını fakir bir çoban çalar ve belirli bir bölgede keçilerini otlattıktan sonra keçilerinin cinsel anlamda daha aktif olduğunu gözlemlediğini söyleyerek topladığı otları verir. Çobana kızıp kovalasalar da oğlan yine de herkesten gizli o otlardan yer ve bir yıl sonra da nur topu gibi bir oğulları olur. Epimedium’um bir adının da 'azgın teke otu' olmasının da bu hikâyeye dayandırılır.   Epimedium neye iyi geliyor? Epimedyum,   İktidarsızlık (sertleşme süresinin az olması) Cinsel isteksizlik Erken boşalma Cinsel birleşme sırasında stres ve korku yaparak ereksiyon olamama Cinsel ilişki sayısında ve süresinde yetersiz olma sorunlarına iyi geliyor. Ayrıca cinsel yaşamında bir problem olmayan ancak cinsel yaşamını daha güçlü ve daha da yüksek hale getirmek isteyen, cinsel bakımdan sağlıklı gözükenler de rahatlıkla kullanabildiği söyleniyor. Epimedium'un zararları: Tansiyon ve kalp hastalarının kullanması tavsiye edilmiyor. Hamile ve emziren kadınlar kullanmamalı Kesinlikle doktora başvurmadan alınmaması gerekiyor çünkü hızlı kalp atışı, çarpıntı, alerji, ürtiker, kaşıntı, hırıltılı soluma, solunum güçlüğü, yüz, ağız, boğazda şişkinlik ve başka yan etkileri görülebiliyor. Epimedyum nasıl kullanılır? Epimedyum bitkisi, kuru haliyle ülkemizde satılmamaktadır. Ancak bitkisel ürünler satan yerlerde kapsül veya macun şeklinde satışa sunulmaktadır.

11 Haziran 2017 by
Evimizdeki Bu Zehir Kaynağına Dikkat ! Okuyalım paylaşalım   “Kliniğime gelen 12 yaşlarındaki kız çocuğu, bana gelmeden yaklaşık iki sene önce aşırı halsizlik, yorgunluk ve mide bulantısı şikâyetleri ile ailesi tarafından bir tıp fakültesine götürülüyor. Teşhis aplastik anemi. Bu kemik iliğinin baskılandığı ve neredeyse tüm kan hücrelerinin sıfırlandığı korkunç bir hastalık. Devreye hemen bu hastalığın tedavisi için kullanılan kemoterapi ilaçları ve kortizon giriyor. Küçük hastamın durumu iyice kötüleşiyor. Ölümün eşiğine gelen çocuktaki asıl sorun neymiş biliyor musunuz? Ağır metal zehirlenmesi.. Zehirlenmenin kaynağı mı? Tost makinesi. Anne tost makinesinin yüzeyi çizildiği için önlem almak adına içini alüminyum folyo ile kaplamış. Yani yediği tostlarla küçük kızın vücudunda yüksek miktarda alüminyum birikmiş. Vücut ağır metallerin yükü altında, ilik baskılanmış kan hücresi üretemiyor. Neyse ki, hastam ağır metalleri vücuttan atan şelasyon tedavisine başladıktan kısa süre sonra tamamen iyileşti. Alüminyum folyolar ısıyla temas ettiklerinde muhafaza ettikleri yiyeceğin içine alüminyum salmaya başlarlar. Bunu bilmeyen birçok ev hanımı, balığı, sebzeyi bu folyolara sarıp fırına atar. Aslında kimse bunu bilmek zorunda değil. Esas sorumluluk folyoyu yapan ve bu bilgiyi paylaşmayan üreticide, onu denetlemeyen kurumlarda. Ama maalesef kimse bizi korumadığı için, bütün tehlikeleri öğrenmek ve önlem almak yine bizlere düşüyor..”

11 Haziran 2017 by
Sarımsak çok eski yıllardır gerek baharat gerekse tıbbi açıdan kullanılmış, günümüzde ise dünyanın her yerinde bilinen ve kullanılan bir besindir. Sağlık açısından antiseptik özelliği sayesinde kanserle savaşmada, saç bakımında, zehirlenmelerde, metabolizmayı hızlandırmada ve bir çok hastalığın tedavisinde kullanım yeri vardır. Taş köprü sarımsağı Kastamonu ilinin Taş Köprü ilçesinde meşhur hale gelmiş birsarımsak türüdür. Adını bu ilçeden almıştır. Piyasada 1 kg taş köprü sarımsağının fiyatı 30 Tl den başlayarak 50 TL civarına kadar alıcı bulmaktadır. Bel Fıtığına Karşı Taş Köprü Sarımsağı & Zeytinyağı Bel fıtığı yetişkin insanların %80’nde hayatlarının belli bir döneminde karşılaştıkları bir rahatsızlıktır. Hemen her yaşta görülebileceği gibi genellikle 30-60 yaş arasında sıklıkla karşılaşılır. Obezite, hareketsizlik, sigara tüketimi ve meslek hastalıkları gibi bir çok nedene bağlı olarak bel fıtığına yakalanmak mümkündür. Bel fıtığından doğal yöntemler ile kurtulmak isterseniz taş köprü sarımsağı bel fıtığı için mucize bir besindir. Zeytinyağı ile birlikte karıştırıldığında bel fıtığına karşı tedavi amaçlı kullanılır. Malzemeler: – 250 gr taş köprü sarımsağı – Zeytinyağı Hazırlanışı: Taş köprü sarımsaklarını soyun. Ardından 20 dakika buharda bekletiniz. Buharda bekleyen sarımsaklar yumuşayacaktır. Yumuşayan sarımsakları ezin ve doğal hakiki zeytinyağı ile karıştırın. Temiz bir tülbentin içerisinde hazırladığını karışımı yayın. Bel bölgesine bu tülbenti bağlayın. Üzerini streç film veya naylon ile iyice sarın. 1 hafta boyunca bu şekilde bekletmeniz gerekecektir. Bu sebeple hem kokunun rahatsız etmemesi için hemde karışımın dışarıya taşmaması için iyice sarın. 1 hafta sonra çıkarabilirsiniz. Şifa Olsun.